
Mustafa Kemal'in Askerleri mi, Kaosun Piyonu mu?
Bahtiyar Anadolu
Mustafa Kemal’in Askerleri mi, Kaosun Piyonu mu?
Türkiye, demokrasiyi sokak eylemleriyle değil, sandıkla güçlendiren bir ülke olmalıdır. Ancak son günlerde bazı grupların, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” gibi sloganların ardına sığınıp sokakları karıştırmaya çalıştığını görüyoruz. Bu tür hareketler, ne Atatürk’ün mirasına ne de Türkiye’nin istikrarına hizmet eder. Aksine, toplumun kutuplaşmasını körükleyen, ülkeyi belirsizliğe sürükleyen ve en önemlisi, demokrasiye zarar veren bir anlayışa dönüşmektedir.
Elbette protesto hakkı, demokratik bir toplumun olmazsa olmazıdır. Ancak bunu suistimal edenler, sokağı terörize etmeye çalışanlar, Türkiye'nin çıkarlarını değil, kendi siyasi hesaplarını öne koymaktadır. Meşru eleştirilerini dile getirmek yerine, provokasyon peşinde koşanlar, aslında neye hizmet ettiklerini sorgulamalıdır.
Türkiye, Gezi olaylarından bu yana sokak hareketlerinin nasıl manipüle edilebileceğini defalarca tecrübe etti. Barışçıl başlayan gösterilerin nasıl yön değiştirdiğini, hangi odakların bundan fayda sağlamaya çalıştığını gördük. Bugün benzer senaryoların tekrar devreye sokulduğunu izliyoruz. Halkın iradesini gasp edemeyenler, sokakları araçsallaştırarak Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak istiyor.
Mustafa Kemal’in mirası, sokakları yakıp yıkmak değil, akıl ve bilim yoluyla ülkeyi ileri taşımaktır. Gerçek bir Atatürkçü, fikirleriyle konuşur, projeleriyle öne çıkar, demokrasiyi kaosa sürükleyerek değil, hukukun üstünlüğüne bağlı kalarak savunur. Bugün sokakları ateşe verenlerin, Atatürk’ün “yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesine ne kadar bağlı olduğu tartışmalıdır.
Türkiye’nin ihtiyacı kaos değil, sağduyudur. Milletin iradesi, sokağın baskısıyla değil, demokratik yollarla şekillenir. Gerçek vatanseverlik, ülkeye zarar veren sokak hareketlerinin değil, Türkiye’yi ileri taşıyacak projelerin ve politikaların yanında durmaktır. Siyaset, sokak eylemleriyle değil, akılcı politikalarla yapılmalıdır. Türkiye’nin menfaatlerini gerçekten gözeten herkes, bu gerçeği görmelidir.